DÜŞLERİ SÖKÜLMÜŞ GÜNLERİN ŞAPKASINDAN UMUT ÇIKARMAK (Şehmus Ay)

   "elbet var bu duvarların ötesi

    günü gelince dünya

    soyunur duvardan elbisesini"

 

Yolu hapishaneden geçenlerin kitapları peş peşe okurlarıyla buluşuyor. Bu çok güzel bir şey: Hayatın onlardan esirgediklerini onlar hayattan esirgemiyorlar.  Uzun sürmüş kapatılmaların, yoksunlukların biriktirdiklerini bizlerle paylaşmaları ne kadar da anlamlı!

Yolu hapishanelerden geçenler şimdi hayata, şiire ve aşka açılıyor demek ki.

Ne güzel!

İlk şiiri Başka Şiir Dergisi’nde çıkan Kenan Yücel’in şiirleri İnsancıl, Varlık ve Şiir Ülkesi dergilerinde de çıktı. Arkadaş Zekai Özger Şiir Ödülü’nde seçici kurul tarafından adı anılanlar arasında yer aldı. Mahsus Mahal dergisinde de şiirlerini okuduk Kenan Yücel’in. Şimdi ise Yitik Ülke Yayınları arasında Uzaklara Atılmış Bir Kedi Hüznü adıyla yayımlandı.

Yalnızca Kenan’la bir kader ortaklığımız olduğu için değil, şiirleri beni gerçekten çok etkilediği için kitabı hakkında yazmadan edemedim.

Kitabın isminden başladım sevmeye ben Kenan’ın kitabını. Uzaklara Atılmış Bir Kedi Hüznü.

İçinden uykusuz ırmakların iniltisi yükselen bu güzel şiir kitabını okuyorum kaç gündür. Sahildeki bir bankta denize dalan gözleri sevdayla buğulanmış düşbaz bir şairin, yolu kedere çıkan şiirleri bunlar.

Kenan Yücel göbeği hüzünle kesilmiş şairlerden.

Hem düş kuruyor hem de okuyanı düş kurmaya çağırıyor.

Kimi sayfalara hapishanelerin karanlık gölgesi eğilmiş. Kimi sayfalarda geçmişin tamamlanmamış hikâyeleri devam ediyor sanki. Şair geçmişin bitmemiş meselelerini şiirlerde sürdürüyor adeta.

Tutsaklığın, işkencelerin, yoksunlukların, tecridin söndüremediği yürek ve zihin aydınlığı taşıyor Kenan’ın kitabından. Şiirleri insana kendini ezberleten soydan şiirler.

 

“çok mu mürekkep yaladım nedir

engin bir mavilikle akıyor dilim

ne zaman oturup şöyle bir silkelensem

dökülüyor sayfanın ortasına dizelerim”

 

Sadece kelimelerle, imgelerle örülmemiş şiirleri; yakıcı bir hüzün dolaşıyor her dizede; her bir sayfada düşleri sökülmüş günlerden umut devşiren bir düşbazın aydınlık yüzü beliriyor adeta.

Şiirlerde ışıyan umut hali kitabın adında da kendine yer bulan hüznü daha da derinleştiriyor sanki. Umutlu olmak, dünyayı değiştirmeye yetmiyor çünkü. Dünyayı değiştirmek için çıkılan yoldaki cehennemi zorlukları göğüslemek de gerekiyor. İşte Kenan’ın şiirlerinde hüzünle birlikte bu direnç de ışıyor.

Üç bölümden oluşan kitabın ilk bölümü Anılar Bahçesi. Şiirlerin çoğu ithaf edilmiş. Şiirlerin söyledikleri de şair için çok önemli kişilerin ve süreçlerin anlatımlarıyla örülü. Bu bölüm gerçekten de bir anılar bahçesi gibi. Bu bölümü okurken insanın içi ürperiyor. Geride kalan her şeyin sürüncemeye bırakılmış bir zaman diliminde yeniden anımsanması, yeni boyutlarda geçmişle ilişkiler kurulması çok etkileyici. Geçmiş bilincimizde çoğu zaman kendini yeniden ve başka şekillerde üretir. Kenan bunu şiirlerinde yapmış. Ama sadece geçmişi değil.

Bir şairin anılarına, geçmişine, sevdiklerine kelimelerle yeniden dokunması, hem geçmişi hem de geleceği şiirin büyülü ikliminde yeniden kurgulaması ilginç ve zevkle okunacak şiirler çıkarmış ortaya.

 

“Gökçeçiçek kardeşim

tükenmez bir özlemle

çizmiş resmimizi;

incecik iki insan…

martılarla yarışıyor

mutluluğun notaları.

denizi solumuza almışız

-deniz solda güzel-

aydınlık bir günde

el ele yürüyoruz.

yer, Kadıköy sahili

zaman, gelecek zaman.”

 

Kitabın ikinci bölümü Göbeğimiz Bir Kesilmiş Hüzünle. Bu bölüm şairin kendiyle, hayatıyla yüzleştiği şiirlerden oluşuyor. Özellikle hapishanenin karanlık gölgesi eğilmiş bu bölümün sayfaları üzerine.  Bir mahpus yokluktan yontar düşlerini, şiirlerini, umutlarını; gölgesi uzun duvarların ardındaki dünyanın çekiminden alır getirir yitirdiklerini.

Umudun tükenmeye yüz tuttuğu ama yine de şairin yürekten gelen umudun ve hayatın çağrısını izlediğini görüyoruz.

 

“Nicedir bir gerekçe arıyordum intiharıma

bulsaydım öldürürdüm kendimi, bulamadım

büyük adımlarla yürüdüm ölümün üzerine:

al-dım

           ver-dim

                       ben seni

                                    yen-dim!

aslında bir gerekçe buldum da

ben sana doyamadım ey hayat

varsın yakışıklı olmasın cesedim de”

 

Kitabın üçüncü bölümü Uykusuz Irmak: Şair bu bölümde kimi yerde kendinden, kimi yerde hapishane duvarlarının ardındaki uzun gecelerden, ölüm oruçlarından, kimi zaman da gecekondulardan, Gazi Mahallesinde kurşunlanan bir gencin üzerine örttüğü yerçekimsiz çocukluğundan, ezilenlerin şöleni olan devrimden yola çıkarak yaşadığımız günleri, memleketin ahvalini işlemiş. Bu bölüm daha derin, daha çıplak acılardan söz eden şiirlerden oluşmuş.

Uzaklara Atılmış Bir Kedi Hüznü, güzel ve içli şiirlerle dolu bir yapıt.

 

Uzaklara Atılmış Bir Kedi Hüznü

Kenan Yücel

Yitik Ülke Yayınları

 

Şehmus AY

  (Mahsus Mahal Dergisi, sayı 5)

                                        Eve dön! 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz