Kenan Yücel’in sayfasına hoş geldiniz!

GOOGLE SITE

KAYIP GÜLÜMSEYİŞLER (Kenan Yücel)

Bir sessizliği kulaçlıyorduk. Bir ta kadar uzaktı herkes.

Açlığın gözleri vitrinleri didiklerken kırmızı bir vay

geçti caddenin ortasından, çın çın!

 

Sonra onlar çıktılar, çıktılar diyorum ya, nerden çıktılar görmedik.

 

Yürüdüler. Bir uçtan bir uca yürüdükleri cadde

uçsuz bucaksız yalnızlıkları mıydı? En çok buydu belki

dokunan bize.

 

Her an temrinledikleri anılar taşıyordu dudaklarından.

Dev bir soru işaretini sürümsürümsürüklüyorlardı.

Nerden çıktılar, görmedik.

 

Baktılar yüzlerimize. İçimizdeki uzaklığa...

 

Baktılar gözlerimize. Taş atsan ses vermeyen uykuya...

 

Geçmiş tenliydiler. Belirsizliğin o fildişi beyazını taşıdıkları

yüzlerinde koşan iki siyah at vardı. Aktılar cadde boyunca.

 

B aktık peşlerinden.

 

Gassaray’ın önünde durdular. Durduk biz de.

Yürüseler yürüyecektik, durdular durduk.

Kendilerine benzeyen yüzler y üzüyordu

ellerindeki çerçevelerde, kederleriyle

kontrast gülümseyişler…

 

Telsiz seslerinden bir mengene sık sık sıkıyordu

canlarını. Çöreklenmiş lacivertin ortasında

bir çınar göğe uzanıyordu yapraklanarak. Yorgundular.

 

Küçük bir çocuk, bir adım önde bakışları:

Sizin hiç babanız yitti mi? Benim bir kere yitti lâl oldum.

Gök gibi gürlüyordu içimde sessizliği.

 

Lâl elleriyle dokundular, dokunuşları

un ufak ediyor’du varlarımızı “yok”larıyla.

Kimdiler, nereden? En ufak...

 

Esaretimizin kuyularından çekip çıkardılar

cesareti kör. Uykularımıza örülmüş kâbusları,

o ayrıkotlarını temizlediler usumuzdan bir bir.

Açık uçlu sorulardık, azcık suçlu çocuklardık.

Yürüdük onlarla, durduk onlarla, gördük duyulmayanı.

 

Baktılar gözlerimize. Yalnızca baktılar, bakıp gittiler.

O bakışlarda kaybolduk kimeee söveyim.

 

Yürüdük, denizi gördük...

 

             Kenan Yücel     

(Akatalpa Dergisi, Temmuz 2009, Sayı:115)

                                  Eve dön!